evet ya hep bu mallığı yapıorum
kendime tanıdık gelen bir cümle !
ne güzel tam kırmızı kurdelalık bi model. şirin
ardından,peki ben neden mutsuzum diyip kendine ,mutlu olmak için sebep bulamayınca mutsuz olan,onu mutlu edecek kimse olmadıgından aglayan insan da vardır eminim.
ben bugün bunu gördüm.
güzeL bi duygu
aglayanla aglamak degil aglayanı güldürebilmektir esas olan deger ...
"Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan." Nerede başlar bu süreç. Kimin eseri mutluluk denilen şey, kim bulaştırdı bize bu virüsü. Bunu başlatan insan, ilk olmanın mutluluğunu da yaşamış mıdır?
– Uzaylıların bu işte bir parmağı var mıdır?
ayrı bi haz veriyor bana :D
varoluşçuluğun birinci yasasına tabidir bu ilke. daha doğrusu köklerini orada bulur: bütün eylemlerimiz başkalarına yapılan dilsiz bir tavsiye niteliği taşır. diğer bir deyişle başka insanları mutlu etmek onları da aynı şekilde davranmaya yönelten bir tavsiye niteliği taşır ki bu davranışımız "mutlu edilmek" şeklinde bize döner. insan olan kişi bu karşılığı ("mutlu edilmek") beklemeden yapar. bu "erdemli olma duygusu" dahi kişi için en büyük ödül ve huzur kaynağı olmaya başlar bir süre sonra.
bu düşüncenin daha eski bir kökeni de; "kendine nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarını da öyle davran" düşüncesidir.
insanları mutlu etmek için enerji gereklidir. İnanç bir çeşit enerjidir ve siz bu enerjiyi başkalarına aktardıkça daha çoğu size dönmektedir. İnanmak,sevmek,güvenmek gerekir evet doğası gereği insan bencil de olsa mutlu olduğunu görünce kendinin de mutlu olduğunu hisseceği insanlara daha çok yöneltir bu enerjisini ya da bazen hiç tanınmadıklarına. Kimi zaman yabancı olduğunuz bir yüzün karanlık, elemli bakışlarını hafif bir tebessüme çevirebilmek bile birçok şeyi değiştirir hem sizde hem de o kişi de. Zor bir şey bu farkındayım fakat mücadelesiz bir yaşam da sandığınız kadar zevkli olmayabilir. Kişisel olarak sağlanan mutluluk,huzur ya da herneyse aslında sanıldığı kadar mutluluk yaşatmaz insana, insan aslında başkalarıyla paylaştıkça,kendini açtıkça,anlaşıldıkça mutlu olur. O yüzden de tek başına bir mutluluk yoktur. Kimi zaman yolda yürürken kahve kokusu, çiseleyen yağmur,eteklerimi havalandıran arsız bir rüzgar ya da vitrindeki bir kitap mutlu eder beni. Evet canlı değiller fakat gene de yaşama dahiller ve yaşama dahil oldukları için bu kadar güzeller. Başkalarını da kendimiz kadar düşündüğümüz zaman ya da en azından empatik olmayı başarabildiğimiz zaman çıkığımız yolda sandığımızdan daha fazla yol aldığımızı göreceğiz ve yaşadığımız bu farkındalığı başkalarıyla paylaştıkça da büyüyeceğiz.
sdc özel olanları..
sevinmek ve sevindirmek guzeldir
eskidendi çoooookkkkk eskidennnn!!! bundan sonra önce kendi mutluluğum kardeşimmmmmmmmm!!!
başkasını mutlu ettikçe üzülen insan bencildir mutlu ettikçe mutlu olan değil morrigan
salaktır
bu sankim karma felsefesi gibin bişi mi..
yoo, ne münasebet?
çevren mutluysa sen de mutlusundur ama mutsuzluu kendine görev edinen kişileri uzak tutmak gerek:)
Gün geliyor kafanıza birşey dank ediyor.
Ama ama ben............ diyip kalıveriyorsunuz ve o güne kadar yaşadığınız mutlulukların bileşkesi hüzün olarak saplanıveriyor yüreğinize.
Sanırım kimi zaman dozunda egoist olmakta icab etmekte şu hayatta.Kendimize haksızlık yapmamalıyız.
genellikle dostlarımı mutlu edebiliyorsam bundan aldıhım hazı hiçbir şeyden almam
güzel çünkü birilerini mutlu etmek