entel kulübü ile ilgiliyim diyenler

toplam 44 kişi bulundu. 0 adedi gösteriliyor.



entel kulübü hakkında entel kulübü

~149 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 6 7 8

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    kahrolasin ignasyevic iliyeva. itirli bitkileri darbeleyen kesh yabanarilari soksun senin namutenasip burundeliklerini. yapilir miydi açayazan küpeli gibi boynunu bukmek sersefil kalmis eniklerin. yuce tanrim! bir fasila ver su pitirdanak pitirdanak atmakta olan su yurecigimin nihayetsiz cirpinislarina. oh ignasyevic iliyeva!

    carlitos   12 Ekim 2006 19:56   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    tek amaci kendine yakisani giymek olan kaplumbaga gibi ukala bir hal vardi kahyanin kizinda. migreni azan nobren kisilikli kesisleri kiskandirir tavirlarla tarardi saclarini. emily nin kendisine kizacagini bilmese ryan a tavir alir, acisini charlie nin dayisigillerden akrabasi olan tony den cikarir, ama jeniffer kizmasin diye de sarah in besik kertmesi mahmut a yakinlasan kezibanin burnundan soluyan babasi hursit e hic mi hic citlatmak istemezdi. dedim ya kahya kiziydi sonucta. fahiselik onun kaninda vardi.

    carlitos   12 Ekim 2006 19:40   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ikircikli yoksunluklarin kuytusunda kabaran yürecigini avutmak icin gözlerini oydu balkabaginin. poposu kasinmasaydi o an, parmaginin ucundan akan parlak, yapiskan, kirmizi kan damlaciklari süslemeyecekti beyaz. kolali mansetlerini beyaz gömleginin.
    ivan'di lökkedenek kapiyi acan. boncuk boncuk terlemisti dülger baligininkilere benzeyen gri gözlerinin ortasindaki kocaman kirmizi burnu. korkmustu...

    rudiger   12 Ekim 2006 19:33   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    bizatihi kendine oykunmustu aslinda. zaten ne vardi ki bu kadar sofistike, derin ve kirici. yok yok nasil bilebilirdi ki.. bir yesil zeytin tanesi kadar acikti kendini yeniden okumaya. sence bu bir problem mi? sakin soyleme kendi bulsun.

    carlitos   12 Ekim 2006 17:00   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    mermi gibiydi..
    ruhunun derinliklerinden yeryuzune cikan soguk tatak tanecikleri kadar hizli ve kararliydi..

    carlitos   12 Ekim 2006 16:52   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Zarif kadının kuşku yüklü adımları terebentin kokulu ahşap döşemeye dokunduğunuda ikisi de irkildiler. Uzun ve yorucu bir yazın ardından karanlık ve rutubet kokan atölyelerinde tembel bir hazana doğru geri sayan ikili, onun gelişiyle artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının ayırdına varmıştı. Zahir irkilmelerinin sebebi de tahta döşemenin minör tınılardan menkul tanıdık gıcırtısı değil, bu güzel ama günahkar kadının kendisi ile birlikte getirdikleri idi. Söz dolu, giz doluydu kadın. Uzun saniyeler boyunca kadını süzdüler. Benliği ay ışığında olgunlaşan frenk üzümü taneleri gibi geçen zamanın tüm tortusunu biriktirmişti. Teninin patlarcasına gergin oluşunu buna yormuştu Hurley. İtalyan kadınlarına has bu ten, ona geçmişin toz tutmuş heyecanlarına karışık bir korku veriyordu. Kadını ilk gördüğü andan itibaren sağ kolunun seğirdiğini hissedebiliyordu. Bu seğirme Hurley'in hatırlamak istemediği bir geçmişten kalan inatçı bir lanet gibiydi. Yalnızca bu bile kuşku girdapları ile dolu bir kaçınılmaza doğru çaresiz bir sürüklenişin habercisiydi. Bu gizemli kadının getirdikleri dostlarımızın çocuksu paranoyalarının üzerine köz taneleri gibi serpildikçe bu tembel sonbahar, kuru yaprakları ile birlikte alev alev yanacaktı. Ateşi getirmişti kadın. Ama bu ateş binyıllar önce Prometheus'un Olimpos'un tepesindeki tanrılardan çalarak insanlığa hediye ettiği ateş değildi...

    domestos   12 Ekim 2006 11:52   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    pantolonunu toparladi, mintanini gelisiguzel ve futursuzca icine soktu. egildi ve "kendi ic uretimim" dedi edward marifetini kurdaniyla kurcalayip... biraz dikildi, lanet kentin asitli yagmuru alnina tukurdu. ayaklari dolasti, basi dondu. "bu aksam absinth'i fazla kacirmis olmaliyim, troleybus gecmez bu saatte" diye ic gecirdi. bilmem kacinci kez yamalanmis iskarpinleriyle bu yolu tek basina almasi olacak is degildi. biraz gegirdi, olum kokusu yukseldi bogazindan. bu kokuyu en son kadim dostu steve'in atolyesinde solucanlarin ic organlariyla boya uretmeye calistiklarinda, aksak richard'in osurugunda duymustu. richard ayni gun siirsel anlatimlarinda tikandigi paranoyasina kapilip, steve'in rapidolariyla kulak zarini yirtmaya yeltenmis, sarabi her zaman ki gibi istihkakinin uzerinde tukettigi icin, elinin ayarini kaybetmis ve beynini delip olmustu. edward, olumun kendisini uc blok asagidaki kurabiyecinin vitrinindeki coreklerde bekledigini bilmiyordu. olum coregi, gecenin karanliginda bir pistol gibi parliyordu... sinsice...

    moodless   12 Ekim 2006 09:36   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    kendi bokunda bogulan fütursuz bokböcegi popi'nin gizil sevdalariydi belkide, kakasiyla acik yapit üretmekte olan, nesne kitap tutkunu deli fisek vampir avcisi igor'u ürküten. oysa bugünlere mesk ederek gelmistik cevat'la... tüm ardisik, kavramsal zaman ziplamalarinin alt metinsel okumalarini yapmakti sanatin bize sundugu izlek.

    rudiger   12 Ekim 2006 00:29   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    hunharcasina tokatladigim habes maymunum geremy, kendine ickin tutarsizliginin yansimasi olan kanepenin kosesindeki kakasiyla oynarken; aklina bir sey takilmis olacakti ki susuverdi aniden... kabahatini biliyordu.. sen degil midin perfeksiyonist kokoreccinin sesini duydugun anda duseyazan elmakurdu.. bencileyin anakronik sevdalarin gizil tutsakligini pervasizca dizelere doken haylaz prezervatif; yoklugunun tortusunda yine sanata gebe kalmis ac bil ac sokaklarda gezen diyojen misali dolduruyordum ficimi.

    carlitos   11 Ekim 2006 23:29   aferim     (4 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :carlitos

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.